İlik Nakli Olanlar Kaç Yıl Yaşar? Bir Günlüğün Sayfalarından Umuda Yolculuk
Merhaba değerli Ebruliorganizasyon okuyucuları. Bu yazımızda “İlik nakli olanlar kaç yıl yaşar” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz.
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarında oturmuş, yıllardır tuttuğum günlüğümün boş bir sayfasına bakıyordum. Dışarıda kar usul usul yağıyor, sokak lambalarının altında beyaz bir sessizlik oluşuyordu. Elimde kalem vardı ama yazacak kelime bulamıyordum. Çünkü hayatımda ilk kez bir sorunun cevabını gerçekten bilmek istiyor ama aynı zamanda cevaptan korkuyordum.
“İlik nakli olanlar kaç yıl yaşar?”
Bu cümleyi o kadar çok aratmıştım ki telefonumun geçmişinde bile iz bırakmıştı. Her baktığımda içimde farklı bir duygu yükseliyordu. Bazen umutlanıyordum, bazen de korkum büyüyordu. 25 yaşındaydım ve hayatımın en güzel yıllarında geleceğimi düşünmek yerine kaç yıl daha yaşayabileceğimi hesaplamaya çalışıyordum.
O günlüğe yazdığım ilk cümle şuydu:
“Bugün hayattan ne kadar korktuğumu fark ettim. Ama hâlâ burada olduğumu da fark ettim.”
Hastane Koridorunda Başlayan Yeni Hayatım
Ben Kayseri’de yaşayan sıradan bir gençtim. Sabahları kahvemi alıp işe gitmeyi, arkadaşlarımla uzun sohbetler etmeyi, hafta sonları ailemle zaman geçirmeyi severdim. Gelecekle ilgili hayallerim vardı. Bir evim olsun, sevdiğim insanlarla güzel anılar biriktireyim, yaşlanınca eski günlerimi gülümseyerek hatırlayayım isterdim.
Ama bir gün hayatımın yönü tamamen değişti.
Önce yorgunluk başladı. Normal bir yorgunluk sandım. Herkes yorulabilir diye düşündüm. Fakat gün geçtikçe halsizliğim arttı. Sonrasında başlayan kontroller, testler ve doktor görüşmeleri beni hiç beklemediğim bir gerçekle karşı karşıya bıraktı.
İlik nakli ihtimalini ilk duyduğum an hâlâ aklımda.
Sanki odadaki bütün sesler bir anda kesilmişti. Doktor konuşuyordu ama bazı kelimeler zihnimde yankılanıp kayboluyordu. Korkmuştum. Hem de hayatımda hiç korkmadığım kadar.
O gece günlüğüme şöyle yazmıştım:
“İnsan bazen güçlü olduğunu sanıyor. Ta ki hayat ona gerçekten güçlü olması gereken bir an yaşatana kadar.”
“İlik Nakli Olanlar Kaç Yıl Yaşar?” Sorusunun Peşinde Geçen Günler
Nakil sürecine hazırlanırken aklımda sürekli aynı soru vardı. İlik nakli olanlar kaç yıl yaşar?
Bu soruyu doktoruma da sordum. Bana tek bir sayı vermenin mümkün olmadığını anlattı. Çünkü her insanın durumu farklıydı. Naklin nedeni, kişinin genel sağlık durumu, tedaviye verdiği cevap, takip süreçleri ve yaşam tarzı gibi birçok faktör sonucu etkiliyordu.
Bu cevabı ilk duyduğumda biraz hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü insan bazen hayatını bir rakama bağlamak istiyor. “Şu kadar yıl yaşayacağım” demek istiyor. Belirsizlik zor geliyor.
Ama zaman geçtikçe başka bir şeyi anladım.
Hayat zaten hiçbirimiz için garanti edilmiş bir süre değil. İlik nakli olmayan insanların bile yarın ne yaşayacağını kimse bilmiyor. Asıl önemli olan, elimizdeki zamanı nasıl değerlendirdiğimizdi.
Bunu anlamam kolay olmadı. Çok ağladığım geceler oldu. Aynaya bakıp “Neden ben?” dediğim zamanlar oldu. Bazen arkadaşlarımın normal hayatlarına devam ettiğini görünce içimde büyük bir kırgınlık hissettim.
Ama sonra küçük şeylerin değerini fark etmeye başladım.
Annemin yaptığı sıcak çorbanın kokusu, babamın sessizce yanımda oturması, arkadaşımın sadece “Bugün nasılsın?” diye mesaj atması bile benim için büyük anlam taşımaya başladı.
Nakil Günü: Korku ve Umudun Aynı Anda Yaşandığı An
Nakil günü geldiğinde içimde birbirine karışmış duygular vardı.
Korkuyordum.
Bunu saklamaya çalışmadım. Güçlü görünmek için sürekli gülümsemeye çalışsam da içimde büyük bir endişe vardı. Ama aynı zamanda inanılmaz bir heyecan hissediyordum. Çünkü bu gün benim için yeni bir başlangıçtı.
O anı günlüğümde şöyle anlatmışım:
“Bugün yeniden doğmaya çalışıyorum. Çok garip bir his. Hem geçmişimden korkuyorum hem geleceğime sarılıyorum.”
İlik nakli sadece bedensel bir süreç değildi. Ruhum da değişiyordu. Önceden küçük sorunlar olarak gördüğüm birçok şeyin aslında ne kadar önemsiz olduğunu fark ettim.
Bir insan nefes almanın değerini bazen nefesi zorlaştığında anlıyor.
Bir sabah güneşin doğuşunu izlemek bile bana eskisinden farklı gelmeye başladı.
İyileşme Sürecinde Öğrendiğim En Büyük Ders
Nakilden sonraki dönem kolay değildi. Her gün farklı bir duygu ile uyanıyordum. Bazen kendimi çok güçlü hissediyordum. Bazen de küçücük bir belirti karşısında endişeye kapılıyordum.
Kontrollerim vardı. Doktor randevularım vardı. Beklediğim sonuçlar vardı.
Bazı günler hastane yolunda içimde büyük bir korku olurdu. “Acaba her şey yolunda mı?” diye düşünürdüm.
Ama her iyi haber aldığımda içimde yeniden umut doğardı.
Zamanla şunu öğrendim: İlik nakli olanlar için yaşam, sadece kaç yıl sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele o yılların nasıl geçtiğidir.
Bazı insanlar uzun yıllar boyunca sağlıklı şekilde hayatına devam edebilir. Bazıları için süreç daha zorlu olabilir. Her hikâye farklıdır. Bu yüzden tek bir cevap aramak yerine kişinin kendi sürecine odaklanması gerekir.
Ben kendi hikâyemde şunu gördüm: Umut, bazen bir doktorun güzel bir haber vermesiyle gelir. Bazen de sabah uyandığında kendini biraz daha iyi hissetmenle.
Günlüğümde Kalan Küçük Ama Büyük Anlar
Nakilden sonra günlük tutmaya devam ettim. Çünkü yaşadığım hiçbir anın kaybolmasını istemiyordum.
Bir gün Kayseri’de Erciyes’e bakarken uzun süre düşündüm. Eskiden dağlara sadece güzel bir manzara olarak bakardım. O gün ise dayanıklılığı düşündüm.
Dağlar da kolay oluşmuyordu.
Belki insanlar da yaşadıkları zorluklarla şekilleniyordu.
O gün günlüğüme şu cümleyi yazdım:
“Ben hastalığımdan ibaret değilim. Ben korkularımdan da ibaret değilim. Ben hâlâ hayalleri olan bir insanım.”
Bu cümle benim için çok önemliydi. Çünkü bir dönem kendimi sadece hasta biri olarak görmeye başlamıştım. Oysa ben hâlâ 25 yaşında, seven, gülen, plan yapan, bazen üzülen ama yeniden ayağa kalkmaya çalışan biriydim.
İlik Nakli Sonrası Hayata Yeniden Sarılmak
Bugün geçmişe baktığımda o korkulu günleri hatırlıyorum. Evet, zor zamanlardı. Evet, çok ağladım. Evet, bazen umudumu kaybettiğimi düşündüm.
Ama hâlâ buradayım.
İlik nakli olanlar kaç yıl yaşar sorusunun cevabını artık farklı görüyorum. Çünkü bu sorunun içinde sadece yaşam süresi yok. İçinde mücadele, sabır, sevgi ve yeniden başlama gücü de var.
Kimse hayatının kaç yıl süreceğini kesin olarak bilemez. Fakat insan, yaşadığı günlerin değerini artırabilir.
Ben artık bir kahkahanın, bir dost sohbetinin, aileyle geçirilen sıradan bir akşamın ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum.
Belki gelecekte daha çok günlüğüm olacak. Belki yeni hayaller kuracağım. Belki yıllar sonra bugünleri okuyup “Ne kadar korkmuşum ama ne kadar da güçlüymüşüm” diyeceğim.
Tek bildiğim şey şu:
Hayat bazen insanın elinden birçok şeyi alabilir. Ama umut kaldığı sürece insan yeniden başlayabilir.
Benim hikâyem de tam olarak bunun hikâyesi.
Korkuyla başlayan ama umutla devam eden bir yolculuk.