Geçmişe baktığımızda, bugünün kavramlarının çoğunun bir anda ortaya çıkmadığını fark ederiz. İnsan davranışını anlamaya, yönlendirmeye ve iyileştirmeye dair her yaklaşım; yaşanmışlıkların, denemelerin ve hataların tortusunu taşır. Oyun terapisinde sınır koymanın ilk aşaması nedir? sorusu da tam olarak böyle bir tarihsel birikimin ürünüdür. Bugün klinik bir teknik gibi konuştuğumuz “sınır koyma”, aslında insanlık tarihinin çocukluk, otorite ve özgürlükle kurduğu ilişkinin yavaş yavaş şekillenmiş bir yansımasıdır. Oyun terapisine giden yol: Tarihsel arka plan Oyun terapisi, modern anlamıyla 20. yüzyılın başlarında ortaya çıksa da, çocuğun oyun aracılığıyla kendini ifade etmesi fikri çok daha eskidir. Antik Yunan’da Platon, Devlet adlı eserinde oyunun çocuk eğitimi…
Yorum BırakEtkinlik Fikir Kutusu Yazılar
Orff Çalgıları ve Ekonomi: Kaynakların Kıtlığında Bir Seçim Yapma Süreci Ekonomi, her gün karşılaştığımız kararların, seçimlerin ve kaynakların nasıl tahsis edileceği üzerine bir bilimdir. Bu kararlar, bazen bir malın alınıp satılması, bazen ise daha soyut bir seçim olan kültürel tercihlerin şekillenmesidir. Orff çalgıları da bu kültürel tercihler arasında yer alır. Ancak bu çalgılara yatırım yapmanın, toplumsal refahı artıran bir süreç olup olmadığını anlamak, ekonominin temel kavramlarını incelemeyi gerektirir. Örneğin, bir okulda Orff çalgılarının alınması, sınırlı bir bütçenin nasıl dağıtılacağına dair bir karar sürecidir. Bu kararın ekonomik sonuçları, fırsat maliyeti, piyasa dinamikleri ve davranışsal ekonomi kavramları ışığında daha iyi anlaşılabilir. Bu…
Yorum BırakNâlân: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Toplumlar, tarih boyunca en derin sorularla yüzleşmiş ve bu sorulara verdikleri yanıtlar, biçimlendirdikleri siyasal yapıları, güç ilişkilerini ve toplumsal düzenin temellerini etkilemiştir. Bu sorular, sadece varlığımızı anlamaya değil, aynı zamanda kolektif yaşamın nasıl organize edileceğine dair arayışları da kapsar. İktidarın ne olduğu, kimlerin egemenlik kurduğu, hangi ideolojilerin toplumu şekillendirdiği ve yurttaşlığın bu dinamikler içindeki yeri, her bir dönemde ayrı bir tartışma konusu olmuştur. Ancak, her toplumun bu sorulara verdiği yanıtların farklılık göstermesi, siyaset bilimi alanını derinleştiren, sürekli evrilen bir alan haline getirmiştir. Bu yazıda, “Nâlân” kelimesinin bağlamı üzerinden yola çıkarak toplumsal…
Yorum BırakGece 12’de Spor Yapılır Mı? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Gece yarısı… Zamanın en derin, en sessiz anı. Birçok kişi için uyku, dinlenme ve rüya âlemine geçiştir. Ancak, kelimeler ve anlatılar bizi her zaman alışıldık sınırların ötesine taşır. Gece, edebiyatın evreninde her zaman gizemli bir zaman dilimi olmuştur. Tıpkı bir karakterin içsel dünyasında yaşadığı fırtınalar gibi, gece de insan ruhunun derinliklerine inilmesini simgeler. Ancak gece 12’de spor yapmayı tartışırken, edebiyatın sunduğu sembolizm ve anlatı teknikleriyle bu soruya başka bir açıdan yaklaşabiliriz. Zihnimizde canlanan metinler, karakterler ve temalarla geceyi bir spor yapma zamanı olarak yeniden yorumlamak, edebiyatın dönüştürücü gücünden faydalanmaktır. Geceyi yalnızca…
Yorum BırakAkıl Yaşta Değil, Baştadır: Eğitimde Devrimci Bir Anlayış Eğitim, sadece bilgiyi aktarmaktan çok daha fazlasıdır; bir insanın düşünce yapısını şekillendiren, hayatını dönüştüren bir süreçtir. Her yaşta, her koşulda öğrenmenin ve gelişmenin kapıları ardına kadar açıktır. Bu bağlamda, “Akıl yaşta değil, baştadır” atasözü, bireylerin potansiyelinin yaşa bağlı olmadan, doğru eğitim ve öğrenme koşullarıyla açığa çıkabileceğini vurgular. Yaş ve deneyim sadece birer etken olsa da, zihinsel esneklik, öğrenmeye açıklık ve doğru öğretim stratejileri, bir kişinin başarısındaki en belirleyici faktörlerdir. Eğitimde ve öğretimde dönüşüm yaratmak, bireylerin yalnızca akademik başarılarını değil, aynı zamanda toplumsal yaşamlarını da iyileştirir. Öğrenme Teorileri ve Pedagojik Yaklaşımlar Eğitimde devrimci…
Yorum BırakImage Image Image Geçmişi, yalnızca olayların kronolojisi olarak değil; insan ilişkilerini, toplumsal normları ve değer yargılarını anlamanın anahtarı olarak görmek; öğrenmenin, yalnız bireysel değil toplumsal dönüşümleri mümkün kılan güçlü bir süreç olduğuna olan inancı derinleştirir. Bu yaklaşımla, Ali Rahmet Fekeli karakterinin öldüğü senaryoyu — bu olayı edebi bir metot değil, “öğrenme” ve “anlamlandırma” fırsatı olarak — bir pedagogik bakışla irdeleyelim. Ali Rahmet Fekeli’nin Ölümü: Ne Oldu? Fekeli Kimdir ve Nasıl Öldü? – Bir Zamanlar Çukurova dizisinde Fekeli karakterini canlandıran Kerem Alışık, 107. bölümde diziye veda eder. Senaryoya göre Fekeli, bir cinayete kurban gitmiştir. ([Yasemin][1]) – Bazı haber kaynaklarında; Fekeli’nin arabasında…
Yorum BırakÇalışkan Yapım Eki Mi? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Çalışkanlık… Bu kelime bir toplumun en çok değer verdiği niteliklerden biri, değil mi? Her birimiz, içimizde bu özelliğin bir yansımasını taşırız. Ancak, gerçekten de “çalışkan” mıyız, yoksa bu sıfat bize toplum tarafından yüklenmiş bir rol mü? Bir kişinin çalışkan olup olmadığı, yalnızca eylemleriyle mi belirlenir, yoksa zihinsel ve duygusal süreçlerle mi şekillenir? İnsanın çalışma motivasyonunu, gayretini, azmini ve bu çabalarını nasıl tanımladığını anlamak, psikolojik olarak derinlemesine bir araştırmayı gerektiriyor. Peki, “çalışkan” olmayı bir karakter özelliği olarak kabul edersek, bu aslında bir yapım eki mi? Ya da daha doğru bir deyişle, gerçekten “çalışkan”…
Yorum BırakZuhur Sahibi Ne Demek? Edebiyatın Derinliklerinde Bir Anlam Arayışı Kelimenin Gücü ve Edebiyatın Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, kelimelerin büyüsüyle şekillenir; her bir sözcük, bir anlatının taşıdığı gücü ve anlamı içselleştirir. Kelimeler, bazen sessizce bir hikayeye girmeye çalışırken, bazen de sesini duyuracak kadar güçlü olur. “Zuhur” kelimesi, işte böyle bir sözcük: Bir anlam katmanına sahip, farklı çağrışımlar yaratan ve bazen bir öyküde derinlikli bir tema haline gelen bir ifade. Peki, “zuhur sahibi” olmak ne anlama gelir? Bir kişinin “zuhur sahibi” olması, onun varoluşunun, belki de en temel biçimiyle, bir değişimi veya dönüşümü nasıl yansıttığını ifade eder. Edebiyat, bu tür ifadelerle, hem insanın…
Yorum BırakÖrümcek Adam İngilizce Nedir? Şimdi, Örümcek Adam dediğimizde aklınıza ne gelir? Ya da daha doğrusu, Örümcek Adam İngilizce nedir diye sorulduğunda, siz ne dersiniz? Durun, panik yapmayın. Bunu ciddi bir şekilde düşünmek zorunda değilsiniz. Ama işin komik tarafı şu ki, bazen en basit sorular bile insanı derin düşüncelere sevk edebilir. Özellikle İzmir’deki arkadaş ortamımda, her şey biraz mizah, biraz felsefe, biraz da “bunun İngilizcesi neydi ya?” modunda geçiyor. Bazen de işin içine “Acaba bu tür sorular bir anlam taşıyor mu?” sorusu giriyor. O yüzden ben de düşünmeden duramadım ve kendi kafamda “Örümcek Adam İngilizce nedir” sorusunun cevabını aramaya başladım. Örümcek…
Yorum BırakWhatsApp Kime Satıldı? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, her insanın davranışlarını ve motivasyonlarını anlamak için sürekli olarak derinlemesine gözlemler yaparım. İnsanların ne yaptıklarına bakarken, onları nasıl hissettikleri, neden belirli kararlar aldıkları ve bu kararların altında yatan psikolojik süreçler çok daha ilgi çekicidir. Bugün, sosyal medyanın ve dijital dünyanın en büyük oyuncularından biri olan WhatsApp’ın satışı üzerine düşünmek istiyorum. Peki, WhatsApp kime satıldı? Bu basit soru, aslında bizlerin duygusal, bilişsel ve sosyal dünyasına nasıl etki ettiğini, teknoloji devlerinin stratejilerini ve hatta bizlerin dijital alışkanlıklarını nasıl şekillendirdiğini anlamak adına önemli bir pencere açıyor. WhatsApp’ın Satışı: Bilişsel Psikoloji Perspektifinden WhatsApp, 2014…
Yorum Bırak