Netflix Neden Tam Ekran Olmuyor? Felsefi Bir İnceleme Bazen, bir gece bir filmi izlemek üzere ekranınızı açtığınızda, birkaç saniye içinde bir teknik aksaklıkla karşılaşırsınız. Netflix uygulamasında, beklediğiniz gibi filmi tam ekran izleyememek, bir zamanlar keyifle izlediğiniz içeriğin şimdi size eksik gelmesine yol açabilir. Peki, neden bu basit bir şey bu kadar karmaşık hale gelir? Ekranınızın sağ üst köşesinde “tam ekran” simgesine tıklamanıza rağmen, filmi hala sınırlı bir pencere içinde görmek zorunda kalıyorsunuz. Teknolojinin amacına ters bir durum gibi görünen bu sorun, aslında daha derin felsefi sorulara da kapı aralayabilir. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlar, insanın yaşadığı dünyanın doğru…
Yorum BırakEtkinlik Fikir Kutusu Yazılar
Kültürlenme Nedir Sosyolojide? Pedagojik Bir Bakış Öğrenmek, insanın dünyayı ve kendisini yeniden keşfetmesinin en güçlü yoludur. Her yeni bilgi, sadece akıl yoluyla değil, duygusal ve toplumsal boyutlarıyla da bizi dönüştürür. Eğitim, yalnızca bireylerin bilgiye ulaşmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumun kolektif değerlerini, kültürünü ve kimliğini şekillendirir. Bu bağlamda kültürlenme, sosyolojide önemli bir kavramdır. Bireylerin toplumsal yapıları anlaması, topluma adapte olması ve kültürel normları öğrenmesi süreci, pedagojik yaklaşımlarla daha anlamlı ve derinlemesine hale gelir. Bu yazıda, kültürlenme olgusunu eğitim ve öğretim perspektifinden ele alacağız. Öğrenme teorilerinin, öğretim yöntemlerinin ve teknolojinin eğitim üzerindeki etkilerini tartışarak, pedagojinin toplumsal boyutlarını gözler önüne sereceğiz. Eğitimdeki…
Yorum BırakKurtlar Sofrasına Düşmek: İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Günümüz siyasal ortamını anlamaya çalışırken, güçlü bir metafor olarak karşımıza çıkan “kurtlar sofrasına düşmek” ifadesi, modern toplumlarda bireylerin ve toplulukların güç ilişkileri karşısında yaşadığı çaresizliği simgeliyor. Bu deyim, kuralları belirleyenlerin ve çıkarlarını koruyanların çok güçlü olduğu, buna karşılık bu güç yapıları içinde yer alanların ise genellikle marjinalleştiği bir durumu tanımlar. Ancak bu tabloyu sadece bireysel ya da toplumsal seviyede değil, aynı zamanda iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlar etrafında da sorgulamak gerekir. Siyaset biliminde, toplumları şekillendiren güç dinamikleri, iktidarın nasıl…
Yorum BırakKronolojik CV ve Toplumsal Düzen: İktidarın Görünmeyen Çizgileri Toplumlar, tarih boyunca birbirinden farklı düzenlerde şekillendi. Bu düzenler, insan ilişkilerinin temeli olan güç, meşruiyet, katılım ve toplumsal aidiyet üzerinden inşa edildi. İnsanların kendilerini konumlandırabileceği, değerler ve inançlar doğrultusunda kimliklerini oluşturabileceği her türden sistem, sadece bireyleri değil, tüm toplumu da biçimlendirir. Peki, bu düzende birey nasıl bir yer edinir? Bireyler, iktidar ilişkileri ve kurumlar karşısında ne kadar etkin olabilir? Toplumsal düzenin sağlanmasında bireysel katılım ne ölçüde önemlidir? Ve nihayetinde, bu düzenin geçerliliği, yani meşruiyeti neye dayanır? Bir toplumun bireylerine bakarak, iktidarın en küçük birimden devlete kadar nasıl yapılandığını, nasıl işlediğini ve en…
Yorum BırakDrag Etkisi: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyat, kelimelerin büyülü bir biçimde şekil verdiği dünyadır. Her bir cümle, her bir paragraflar, insan zihnini ve ruhunu etkileyebilecek güce sahiptir. Ancak, bu gücün ne şekilde işlediği, hangi duyguları harekete geçirdiği, okurun dünyasında nasıl yankılar uyandırdığı üzerine düşünmek, yazının derinliklerine inmeyi gerektirir. Bu yazıda, edebiyatın drag etkisi üzerine bir keşfe çıkacağız. Bu kavram, bireyin ve toplumun edebi metinlerdeki temalar ve karakterlerle nasıl dönüştüğünü anlamak için güçlü bir yol olabilir. Drag etkisini, karakterler ve semboller üzerinden çözümleyerek, metinler arası ilişkiler ve edebiyat kuramları ile daha geniş bir bağlama oturtacağız. Drag Etkisi: Anlatıdaki Dönüşüm Drag, fiziksel ve…
Yorum BırakAhmet Kutsi Tecer ve Şiir Akımının Felsefi Derinliği: Bir Yolculuk Bir sabah, insan ruhunun nehir gibi akarken, doğruluğun ve güzelliğin farklı pencerelerden nasıl göründüğünü düşündünüz mü? Hangi bakış açısıyla dünyayı daha doğru kavrarız? Kendi varlığımız ve etrafımızdaki dünya hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Ve daha da derin bir soru: Şiir, insanın en eski iletişim biçimlerinden biri olarak, gerçeği ne ölçüde yansıtır? Ahmet Kutsi Tecer’in şiir akımı bu soruları yanıtlamaya çalışırken, onun eserlerine duyduğumuz derin ilgiyi felsefi bir bakış açısıyla yeniden gözden geçirebiliriz. Şiir, bir anlamda insanın varlıkla ve yaşamla hesaplaşma biçimidir. Kutsal olanla, doğal olanla ve toplumsal olanla kurduğu bağ,…
Yorum BırakTL Büyük Mü Yazılır, Küçük Mü? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir gün, bilgisayarımı açarken, gözüm yine o ikileme takıldı: “TL” mi yoksa “tl” mi yazmalıyım? Birçok kişi için bu, belki de hemen çözülmesi gereken küçük bir detay olabilir. Ancak, psikolojik açıdan bakıldığında, bu basit gibi görünen karar aslında insan davranışları, düşünce süreçleri ve sosyal etkileşimler hakkında önemli ipuçları veriyor olabilir. İnsanlar, büyük mü küçük mü yazacaklarına karar verirken hangi içsel dinamiklere dayanıyor? Bu yazıda, bir dilsel tercih gibi görünse de, “TL büyük mü yazılır, küçük mü?” sorusunu bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla ele alacağız. Bilişsel Psikoloji: Dil ve Zihinsel…
Yorum BırakGeçmişe baktığımızda, bugünün kavramlarının çoğunun bir anda ortaya çıkmadığını fark ederiz. İnsan davranışını anlamaya, yönlendirmeye ve iyileştirmeye dair her yaklaşım; yaşanmışlıkların, denemelerin ve hataların tortusunu taşır. Oyun terapisinde sınır koymanın ilk aşaması nedir? sorusu da tam olarak böyle bir tarihsel birikimin ürünüdür. Bugün klinik bir teknik gibi konuştuğumuz “sınır koyma”, aslında insanlık tarihinin çocukluk, otorite ve özgürlükle kurduğu ilişkinin yavaş yavaş şekillenmiş bir yansımasıdır. Oyun terapisine giden yol: Tarihsel arka plan Oyun terapisi, modern anlamıyla 20. yüzyılın başlarında ortaya çıksa da, çocuğun oyun aracılığıyla kendini ifade etmesi fikri çok daha eskidir. Antik Yunan’da Platon, Devlet adlı eserinde oyunun çocuk eğitimi…
Yorum BırakOrff Çalgıları ve Ekonomi: Kaynakların Kıtlığında Bir Seçim Yapma Süreci Ekonomi, her gün karşılaştığımız kararların, seçimlerin ve kaynakların nasıl tahsis edileceği üzerine bir bilimdir. Bu kararlar, bazen bir malın alınıp satılması, bazen ise daha soyut bir seçim olan kültürel tercihlerin şekillenmesidir. Orff çalgıları da bu kültürel tercihler arasında yer alır. Ancak bu çalgılara yatırım yapmanın, toplumsal refahı artıran bir süreç olup olmadığını anlamak, ekonominin temel kavramlarını incelemeyi gerektirir. Örneğin, bir okulda Orff çalgılarının alınması, sınırlı bir bütçenin nasıl dağıtılacağına dair bir karar sürecidir. Bu kararın ekonomik sonuçları, fırsat maliyeti, piyasa dinamikleri ve davranışsal ekonomi kavramları ışığında daha iyi anlaşılabilir. Bu…
Yorum BırakNâlân: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Toplumlar, tarih boyunca en derin sorularla yüzleşmiş ve bu sorulara verdikleri yanıtlar, biçimlendirdikleri siyasal yapıları, güç ilişkilerini ve toplumsal düzenin temellerini etkilemiştir. Bu sorular, sadece varlığımızı anlamaya değil, aynı zamanda kolektif yaşamın nasıl organize edileceğine dair arayışları da kapsar. İktidarın ne olduğu, kimlerin egemenlik kurduğu, hangi ideolojilerin toplumu şekillendirdiği ve yurttaşlığın bu dinamikler içindeki yeri, her bir dönemde ayrı bir tartışma konusu olmuştur. Ancak, her toplumun bu sorulara verdiği yanıtların farklılık göstermesi, siyaset bilimi alanını derinleştiren, sürekli evrilen bir alan haline getirmiştir. Bu yazıda, “Nâlân” kelimesinin bağlamı üzerinden yola çıkarak toplumsal…
Yorum Bırak